Sendika tarafından yapılan açıklamada, İstanbul Vali Yardımcısı Ü.K., İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü S.D., Personel Şube Müdürü E.B. ile İnşaat Şube Müdürü ve İl Müdür Yardımcısı E.H. hakkında hukuki süreç başlatılacağı belirtilerek, konunun ulusal ve uluslararası hukuk mekanizmaları kapsamında sonuna kadar takip edileceği ifade edildi.
Açıklamada, daha önce Tek-İş Sendikası Marmara Şube Başkanı Ömer Polat'a yönelik sürgün niteliğinde olduğu öne sürülen görevlendirmeler ve bazı idari işlemler nedeniyle soruşturma izni verilmemesi üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulduğu hatırlatıldı.
Sendika, bu kez de kurucu genel başkan yardımcısı A.D.'ye yönelik benzer uygulamaların gündeme geldiğini savunarak, sürecin tüm aşamalarının yakından takip edileceğini bildirdi.
"Sendika yöneticilerine yönelik işlemler araştırılsın"
Tek-İş Sendikası tarafından 28 Ağustos 2026 tarihinde yapılan açıklamada, sendika yöneticilerine yönelik işten çıkarma, sürgün ve ücret kesintisi iddialarına ilişkin soruşturma çağrısında bulunulduğu anımsatıldı.
Açıklamada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 118. maddesinde düzenlenen "sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi" suçuna işaret edilerek, ortaya atılan iddiaların ilgili kurumlar tarafından resen araştırılması istendi.
Sendika, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının sendikal faaliyetlerin engellendiği yönündeki iddialara ilişkin idari denetim ve teftiş süreçlerini hızlandırması gerektiğini belirtti.
Kamu zararına yol açtığı ileri sürülen keyfi işlem ve uygulamalar hakkında da resen inceleme yapılması çağrısında bulunuldu.
"Sendika hakkının korunması devletin yükümlülüğüdür"
Açıklamada, Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının etkin şekilde korunmasının devletin pozitif yükümlülükleri arasında yer aldığı vurgulandı.
Sendika hakkının yalnızca kamu gücü kaynaklı müdahalelere karşı değil, işverenler veya üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen müdahalelere karşı da anayasal koruma altında bulunduğu belirtilen açıklamada, devletin çalışanların sendikaya üye olma ve sendikal faaliyet yürütme özgürlüğünü güvence altına alacak tedbirleri almakla yükümlü olduğu ifade edildi.
Açıklamada, "Çalışanların sırf sendikal faaliyetleri nedeniyle yaptırıma maruz bırakılmalarını önleyici mekanizmaların oluşturulması ve ihlaller karşısında etkili hukuki yolların işletilmesi devletin temel yükümlülükleri arasındadır." değerlendirmesine yer verildi.
Tek-İş Sendikası Genel Merkezi, sendikal örgütlenme özgürlüğünün ve çalışanların sendikalarını özgürce seçebilme hakkının korunmasının demokratik hukuk devletinin temel gereklerinden biri olduğunu belirterek, sendikaya yönelik olduğu ileri sürülen uygulamalarla ilgili hukuki sürecin takipçisi olacaklarını kaydetti.
Benzer Haberler
Tek-İş'ten sendikal faaliyetlere müdahale iddiası: Suç duyurusu
Kamu zararında kritik karar: Kayıt sistemi yoksa sorumluluk personele yüklenemez
Dev şirketin patronu yurt dışına kaçtı! Savcılık yakalama kararı çıkardı
İyilik Var web sitesi ve mobil uygulaması erişime açıldı
Yenileme çalışmaları kapsamında geçici olarak kapatılan Siirt Havalimanı'nda uçuşlar yeniden başladı.
İstanbul'da kiralık sosyal konut başvuruları pazartesi başlıyor
Pehlivanları alnından öpen başkan Büşra Özdemir sessizliğini bozdu
Türkiye'nin en uzun 5 tünelinden açıldıkları günden bu yana 38,7 milyon araç geçti